Bir başka WordPress sitesi

Akşener: “Cumhur ittifakı psikolojik olarak cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiğini biliyor”

3

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı, DEVA Partisi Genel Merkez’inde ziyaret etti. İki lider yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu.

İYİ Parti lideri Meral Akşener’in yaptığı açıklamalarda öne çıkan satır başları şöyle;

“BÜTÜN BUNLARIN GERÇEKLEŞECEĞİ TARİH SEÇİM”

Türkiye’ye dair pek çok konuda istişarelerde bulunduk. Parlamenter sisteme dair hepimizin içine kendi renklerini kattığımız bir ilkeler bütünü ortaya çıktı, şekilleniyor. Bir seçime doğru gidiliyor. Bu seçimde parlamenter sisteme geçiş ya da bu ucube sistemde kalış üzerinden bir mücadele, bir rekabet ortamı oluşacak. Bunun üzerinde konuştuk. Bizler açısından son derece faydalı bir görüşme oldu. Bu görüşmeleri daha sıklaştırmayı kararlaştırdık. Türkiye 10 yıldır istişare etmeyi unuttu. İnsanlar istişare ettiği zaman Türkiye’nin sorunlarına dair, geleceğe dair pek çok konuda ortak fikirlere sahip olduğu, farklı fikirlerin de birbirini güçlendirdiğini anlamak mümkün oluyor. Bir tek kişinin; “Ben istedim oldu.” dediği bir Türkiye’de istişarenin önemi her şeyden fazla öne çıktı. Türkiye’de herkes huzur istiyor. Devletini yöneten insanların ekonomiye, yargıya talimat vermesini istemiyor. Esnaf siftah yapmak istiyor. Yap-İşlet-Devret modelinden vazgeçilmesini istiyor. Talanın, israfın son bulmasını istiyor. Bütün bunların gerçekleşeceği tarih seçim.

“CUMHUR İTTİFAKI PSİKOLOJİK OLARAK CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİ KAYBETTİĞİNİ BİLİYOR”

Cumhur İttifakı’nın bileşenlerinin 24 saat merak ettiği konu Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı. Bunun neden bu kadar çok merak ediyorlar? Türkiye’de ekonomi baş aşağı. Hukuk gitti, guguk oldu. Adalet yok. Ekonominin durumunu biliyorsunuz. Tüm bunlara kafa yormak varken 24 saat Millet İttifakı’nın adayını merak edip sıfatlar ekliyorlarsa bu işte bir durum var demektir. Psikolojik olarak Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiğini biliyor.  Kendilerine tavsiyem hemen bir seçim kararı ilan etsinler. 13. Cumhurbaşkanı olarak seçilecek kişinin kim olduğunu öğrenirler. Kendilerine bu fikir jimnastiğinde başarılar diliyorum.

“HERKESİ CİDDİYETE DAVET EDİYORUM”

Erdoğan’ın market alışverişi konusundaysa biz 1 buçuk yıla yaklaşan bir süredir Sakarya milletvekilimiz Ümit Dikbayır ve eşi ile Sakarya’dan aynı marketten aynı ürünleri satın alıyoruz. Oradan halkın enflasyonunu hesaplıyoruz. Erdoğan bizim yaptığımız bu ölçüm hareketini taklit etmiş. Bu güzel bir şey. Türkiye’de Erdoğan’ın tutumuyla herkes ve her kurum bir gün terörist olacaktır. Ekonomiyi düzeltemedikçe, güveni sağlamadıkça, adaleti tesis etmedikçe, demokrasi olmadıkça ve kendisini Nobel’e aday gösterilmesi gereken; “Faiz sebep, enflasyon sonuç.” teorisini ispatlayabilmek için herkesi, her kurumu, her alanı terörist ilan etti.  Bir grup 2018’de terörist ilan edildi. 31 Mart tarihinde sebze, meyve satanlar terörist olmuştu. Aradan zaman geçti. 5 büyük zincir marketin teröristleşmeye doğru gittiğini gördük ve bu hafta Türkiye’de 1.000 market açacak bir kanaat getirdi.  Sadece şu cümleyi gören, duyan bir yatırımcı ister Türk ister yabancı bir şahıs bu ülkeye Cumhurbaşkanı’nın tarifiyle böyle bir ekonomik modelin işlediği bir ülkeye 1 dolarlık, 1 liralık yatırım yapmaz. Herkesi ciddiyete davet ediyorum.

“İYİ PARTİ’DE YÖNETİCİ ARKADAŞLARIM BU DUYGUMU, KARARIMI BİLİYORLARDI”

Ben; ‘’Cumhurbaşkanı adayı değilim.’’ dedim net bir şekilde. Daha sonra; ‘’Başbakanlığa adayım.’’ dedim. Bunun anlamı nedir? Partinizi birinci parti yaparsınız partili arkadaşlarınızla seçimde ve Başbakanlık görevi sizin olur. Bu şahsi bir karar. İYİ Parti’de yönetici arkadaşlarım bu duygumu, kararımı biliyorlardı. Kılıçdaroğlu ya da bir başka liderle bu durumu konuşmadım. ‘’Bu ülkenin önünü tıkayacak bir tutumum olmayacak. Cumhurbaşkanlığı adaylığı için çalışmadım, çalışmayacağım.’’ demiştim. Ben durduğum yerde duruyorum. Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmesi için de teşekkür ediyorum.

“İSMAİL KAHRAMAN’IN AİLESİNİN YARISI FETÖ’DEN KAÇAK”

Kahraman’ın hep böyle eksantrik çıkışları olmuştur. Başından itibaren yaşına bağlamıştım. Kendisinin hem de bir iftar sofrasında rahmetli ağabeyimin arkadaşlarının yüzüne Millet İttifakı’nda yer almamız sebebiyle şahsıma; ‘’Meral Kılıçdaroğlu” dediğini biliyoruz. Dolayısıyla İsmail Kahraman beyefendinin kendini savunmak için bunun üzerine ona bir protesto eden bir mektup yazdığımda kendini savunmak için bana “fetöcü” demişti. Sonuç itibarıyla ailesinin yarısı kaçak hem de fetöden. Bu yaşlı arkadaşın evinde oturması, torunlarıyla ilgilenmesi, kaçak göçek çoluk çocuğuna moral vermesinde büyük fayda var.

Hibya Haber Ajansı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.